hüzünlüşarkım

  • 8/5/2009 - uzun gece...

  • Herkes yatmış, saat gecenin yarısını gösteriyor,
    sebebini bilemediğim bir huzursuzluk vardı içimde. uykuya henüz geçememiştim.Öyle tuhaftım ki bir konudan diğer konuya atlıyordu düşüncelerim.'' kafamın içinde  bir yığın tilki dolaşıyor hiç birinin kuyruğu diğerine değmiyor !?'' diye bir söz duymuştum, ne manaya geldiğini sonradan çözmüştüm ama hinlik değildi benim aklımdan geçenler. Yarım kalan işlerimle ilgili, yapmam gereken veya yapmam gereken ama yapmadığım ,yanlış kararlarım, tez canlı tutumlarım,doğrularım yanlışlarım off bir türlü uykuya geçemedim.

    İçimden besmele çekiyorum, sanki namazdaymışım gibi bildiğim tüm duaları okuyorum..Yok..Uyku yok..Kalkıp mutfağa geçtim, bir bardak su içip balkona çıktım, şehrin tüm ışıkları da benim gibi uykusuz diyerek bir sigara yaktım. Ne zamandır bırakmak istiyorum bu mereti, ama  nedense yakmak için bahanelerim bitmiyor..Gecem uzun geçecek  anlaşılan diye hayıflanıp yine salona doğru gittim.Çekyatın üzerine oturdum,duamı yineleyip uzandım. Bu arada gözüm saate  ilişti 02.15 olmuş.
    Ne zaman daldım bilmiyorum , telefonumun uzun uzun çalmasıyla uyandım.Hayır değildir bu saatte ısrarla çalan bir telefon diyerek ''Alo buyrun '' dedim.

    Demek ki sıkıntılarımın sebebi buymuş diye düşünerek oturdum yatağın içinde.
    Aldığım haber beni şok etmişki o saatte ne düşüneceğimi bilemedim.Üzerimi giyinip, çekyatı düzelttim, mutfağa geçtim.Ablam da uyanmıştı. İşe gitmek için sanıp, aldığım haberi vermeyi düşünüyordum ki, işe gitmiyorum dedi. Ev halkı tek tek mutfağa geliyordu. Bana verilen haber anlaşılan onlarada verilmişti.
    Büyük eniştem vefaat etmişti.
    Yakalandığı hastalığa yenik düşmüştü. Saat  02- 03  sularında..
    Allah Rahmet etsin..
    Yorum ( 0 ) :: Bağlantı

  • 5/5/2009 -
  • Peygamberimiz nelerden Allah’a sığınırdı?

       

      HEPİMİZİN korkuları vardır. Ürktüğümüz, olmasın diye içimizden dualarla önünü kesmeye çalıştığımız ürküntülerimiz vardır.

       

      Bazen başarırız. Belki de takdir öyle uygun görür. Bazen bize rağmen, dualarımıza rağmen endişelerimizi aşamayız. Tabii ki bütün bu noktalarda tek sığınağımız, dualarımızda yöneleceğimiz yer ve makam yüce Rabb’imizdir. Ondan gayri kimin gücü yeter, güç yetirilemeyen şeylere.

       

      Bu satırları okuduğumuzda hangi endişe ve korkular sakınılması gereken haklı korkulardır, hangileri ise boş endişelerdir diye düşünmüşsünüzdür. Aslında herkesin kendisine ait özel korku ve endişeleri olabilir. Bunların bir kısmı hepimiz için genel olan korkulardır. Bir kısmı ise kişiye göre değişen özel korkulardır.

       

      * * *

       

      Dini hayatımızla ilgili sırları belirleyen Peygamberimiz de yaşamı boyunca bazı endişelerden yüce Allah’a sığınmıştır. O, korkularından güvende olmaya, emin olmaya gayret ederdi. Bunu yaparken, "Allah’ım, falan veya filanca şeyden sana sığınırım" diyerek endişelerini sıralardı.

       

      İşte bu haftaki yazımızda Peygamberimizin kendi sözlerinden, Allah’a sığındığı hususları paylaşmak istedim. Onun için de yukarıdaki satırları yazdım. Bakalım Efendimiz, nelerden Allah’a sığınırmış.

       

      1- Allah’ım! Hazineleri senin kudretinde olan her türlü hayrı isterim ve hazineleri senin kudretinde olan her şerden sana sığınırım. (Hákim)

       

      Peygamberimizin bu yalvarışı, az cümleyle çok şey anlattığı en güzel yakarışlardandır. Öyle ya, her türlü iyilik de, kötülük de yüce Allah’ın izniyle değil mi? Öyleyse bilmediğimiz her kötülükten O’na sığınmak ve sınırlarını bilmediğimiz her iyilik için de O’na yönelmek en doğru olanı değil mi? Şunu da belirtelim. Allah şerri yaratır, ama şerrin kullanılmasından razı olmaz. İyiliği de yaratır ama iyiliğin kullanılmasından razı olur.

       

      2- Allah’ım! Kötü günden, kötü geceden, kötü saatten, kötü arkadaştan, evimin yakınındaki kötü komşudan sana sığınırım. (Tabarani)

       

      Günün ve gecenin bizatihi kötüsü olmaz. Ama gelecek gece veya gündüzlerin hangisinin kötü şeylere gebe olduğunu sadece yüce Allah bilir. Peygamberimiz bu anlamda gece ve gündüzün şerrinden Allah’a sığınmıştır.

       

      3- Allah’ım! Hilekár dosttan sana sığınırım. O (sözde) dost ki, bana dost bakışıyla bakar! Halbuki kalbiyle her an beni kontrol eder. Benim iyi bir iş yaptığımı görürse onu örter. Benim kötü bir işimi ve hatamı görürse hemen etrafa yayar.

       

      Dostlar üç türlüymüş. Birincisi gerçek vefalı dost: İyi ve kötü günde yanınızda olur, siz yüceldiğinizde sevinir, düştüğünüzde üzülür. İkincisi, menfaat için yanınızda olan dosttur: Vefasızdır. Siz iyi olduğunuzda yanınızdadır, düştüğünüzde uzağınızdadır. Üçüncüsü ise yukarıdaki hadiste anlatılan dosttur: Hilekárdır, münafık ruhludur.

       

      4- Allah’ım! Faydasız ilimden, kabul olmayan amelden, karşılık görmeyen duadan sana sığınırım. (Müslim, Zikr, 73; Ebu Davut, Vitr, 32; Nesai, Daavat, 68; Nesai, İstiaze, 13; Müsned, ibn Hibban, Hákim)

       

      İhlas, yani takva olmazsa gerçek ilmin de, amelin de, duanın da fayda sağlaması mümkün değildir. Bir de faydasız olan ama bazılarınca ilim olarak tarif edilen sihir, kehanet ve büyücülük gibi uğraşlar vardır. Bunlardan da Allah’a sığınmak lazım.

       

      5- Allah’ım! Fakir düşmekten, yoksulluktan, zillete düşmekten sana sığınırım. Allah’ım başkasına zulmetmekten ve başkası tarafından zulme uğramaktan da sana sığınırım. (Ebu Davut, Vitr, 32; Nesai, İstiaze, 14; İbn Mace, Dua, 3; Ahmed, Müsned, 2/305)

       

      Hz. Peygamber, zengin değildi. Bazen üç ay boyunca evinde çorba pişmezdi. Yamalı elbise giydiği olurdu. Ama fakirliği övmezdi. Belki, başkasının hakkını yiyerek zengin olmak yerine fakirlik daha iyidir derdi. Bu nedenle de başkasına muhtaç olacak seviyedeki fakirlikten Allah’a sığınacak kadar kaçınırdı

       

      * * *

       

      6- Allah’ım! Beni -gözümü açıp kapatacak kadar- kısa bir an bile nefsimle baş başa bırakma. Bana verdiğin iyi şeyleri benden geri alma.

       

      Ne kadar manidar değil mi! Yüce Rabbimizin gönderdiği elçi. Son peygamber. Ama içimizden biri. Bizim gibi, bize yakın, bizim endişelerimizi taşıyan biri. Allah’ın kulu ve elçisi. Ne kadar da açık, yalın ve temiz. Nefsinize güvenmeyin. Heva ve heveslerinize aldanmayın. Boş kuruntular peşinde koşmayın. Sonu belli olan bir hayat için kendinizi yitirmeyin. Bakın ben bile, ben Muhammed bile nefsimin kötü arzularından Allah’a sığınıyorum. Onun bu duayla anlattığı bu aslında. Sığınağını kaybetmiş, korkunç yıldırımların, şimşek ve afetlerin sağanağı altında sırılsıklam olmuş ve hatta ümidini yitirmiş çağımız insanına bundan daha güzel yol gösterici olabilir mi?

       

      Evet, bazen insan, sislerin içinde yönünü kaybediyor. Duman gözünü bürüyor. Günahlar dengesini bozuyor. İşte o an "Allah’ım! Sana Peygamberimizin sığındığı gibi sığınırım" demekten başka çare var mı?

       

       

       

    Yorum ( 0 ) :: Bağlantı

  • 2/5/2009 - yalansın..
  • Giderim diyorsun....
    Zaten gelmedin ki,
    Unuturum diyorsun...
    Hiç hatırlamadın ki,
    Aramam diyorsun...
    Halimi bilmiyorsun ki...

    Gideceksen durma hiç,
    Yolun bahtın açık olsun
    Beddua yakışmaz bana
    Her şey gönlünce olsun
    Sende seversin elbet
    Bahar gelir gönlüne
    Hazan kalmazsın ki hep

    Git...Dönüp ardına bakmadan git...Kirpiklerim ıslanmış eski vedalardan, yağmur yağmıyor , gökyüzü mavide..

    Yazmayacaktım sana dair bir kelime , bir tek söz..Bir zaman bekledim bakar mı diye bir çift göz...Ateş yaktı bağrımı kalmadı külünden köz, bilmece say bunu otur çöz......................................................sen de yalansın ............

    Yorum ( 0 ) :: Bağlantı

  • 26/2/2009 - yağmur yürüyüşüm

  • yürüdüm                                                

    yürüdüm

    yağmur yağıyordu

    yürüdükçe

    ince, ince

    yağıyordu

    nereye  yürüdüm

    bilmiyorum

    yürüdüm

    ne kadar yürüdüm

    korna sesleriyle

    irkildim

    bir an durdum

    yine yürüdüm

    ne kadar ıslandım

    ne kadar yürüdüm

    seni düşündükçe

    güldüm, yürüdüm

    içimden yağmur geçti

    yürüdüm

    sokak  kedisinin

    gözlerinde

    gördüm seni

    yarı nankör

    yarı kör

    beni bulmaya

    yürüdüm

    yürüyorum

    yürüyeceğim de...

     

     

     

    Yorum ( 0 ) :: Bağlantı

  • 10/2/2009 - güzel yeşilbüküm...
  • Köyümün dikeni gül olur bana
    Havası can verir ölgün ruhuma
    Nice Özgem, yatar yeşil bağrında
    Güzel yeşilbüküm, güzelsin köyüm


    Havası bulunmaz başka bir yerde
    Köyümün suları devadır  derde
    Sırtın yamaçları köme, çam balı
    Güzel Yeşilbüküm,güzelsin köyüm


    Damları kiremit değil sacdan
    Kar yağar erir,sıcak saçaktan
    Koyun kuzu gelir otluklardan
    Güzel Yeşilbüküm,güzelsin köyüm


    Haydürük çobanı olmuştu babam
    Hasta yatağında yatıyor anam
    Su taşırdı  bakraçla küçük abam
    Güzel yeşilbüküm, güzelsin köyüm

    Anam sağlam,ekmiş bağı bostanı
    Babam, gurbet elde yazar destanı
    Abamın sırtında yeni güllü fistanı
    Güzel Yeşilbüküm, güzelsin köyüm

    Gümüşhanem, Şiran sızımdır benim
    Anam  babam , iki gözümdür benim
    Sakla gözlerimi,  v e f a lım     benim
    Güzel yeşilbüküm , güzelsin  köyüm
    Yorum ( 0 ) :: Bağlantı

    Hakkımda

    Acıların bahçıvanı, ne ektin yüreğime ! Hasretten,Hüzünden Gözyaşından başka ne verdin ömrüme ! Oysa ,çocuk kalan yüreğime Sevda ekseydin.. Uzarmıydı yolum vuslata, Senin o yıkık duvarların Çökermiydi üstüme.......

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS

    Kategoriler

    Kategori yok

    Arkadaşlarım

  • hakanselvi42
  • radiokosedekigolge
  • kosedekigolge
  • Sayfa: 1 - Toplam: 11
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa